Pandemi Sürecinde Eğitime Yeni Bir Bakış

Pandemi Sürecinde Eğitime Yeni Bir Bakış

Şu sıralar tüm dünyayı sarmış ve gündemimizden düşmeyen Koronavirüs çoğumuzda korku, kaygı ve paniğe yol açmış durumda. Yeni normallere adapte olmaya çalışırken içerisinde bulunduğumuz durum çocuklarda çok daha derin izler bırakabilir. Bu izlerin gelecek yaşamımızda olumsuz birer deneyim haline gelmemesi için bilgi en büyük hazinemiz. Bilgi edinme yollarında pandemi süreciyle beraber köklü değişiklikler gerçekleşti. Adını belki daha önce duymadığımız uygulamalar bilgi yolunda birer anahtar haline geldi. Teknoloji; artık çoğu kişinin sırtını dönemeyeceği, hayatımızda daha sağlam bir yer edinen, önemi yadsınamayacak bir gerçek. Yapay zeka, hem virüsün tanısı ve tespitinde hem de virüsten izole olduğumuz bu süreçte bizimle birlikte.

Teknolojiyle birlikte evden hayatı takip ediyor; kimimiz çocuğumuzun derslerine katılıyor, kimimiz öğrencilerimize ulaşıyoruz. Bu aşamada çocuklarla aynı paydada yer alan kişiler olarak üzerimize daha büyük görevler düşüyor. Brofenbrenner’in Ekolojik Sistemler Kuramı’na göre çocuğun içinde bulunmadığı sistemler de çocuğu etkiler ve aynı şekilde çocukta bu sistemleri etkiler. Farklı kıtada ortaya çıkan bir virüs çocuklarımızı nasıl etkilediyse bu süreçte eğitimine devam etmeye çalışan çocuklarımız da gelecekte dünyamızı etkileyecek. Yeniliklere açık olmak, var olan bilgilerimizi yenilikle harmanlayabilmek çocuklara, dolayısıyla dünyaya borcumuz. Çocuklar sonsuz meraklarıyla, öğrenme istekleriyle bizden bunu bekliyorlar. Evde geçirdiğimiz vakti etkili geçirebilmek akademik başarının yanı sıra duygusal sağlığımız için de önemli.

Burada J. Christophe’un bir sözü kulağıma çalındı. “Beni mutlu etmeye çalışma, benimle mutlu ol. “ çocuklarımızı mutlu etmeye çalışmak yerine onlarla mutlu olarak bu süreci atlatabiliriz.

Onlarla mutlu olmanın yolları;

Düzenli Bir Hayat

Devamlı evde olsak da uyuma-uyanma saatimizin olması, hep birlikte belirlenen saatlerde yemek yemek& çalışmak,  birlikte geçirdiğimiz zaman dilimini artırırken çocuklara da planlı yaşamayı, öz düzenleme yapmayı öğretir. Yapılan araştırmalara göre öz düzenleme becerisi yüksek çocukların uzaktan eğitim sürecine daha kolay uyum sağladığı görülmüştür.  Öz düzenlemeyi kısaca, çocuğun kendini yönetebilmesi olarak tanımlayabiliriz. Öz düzenlemeye sahip bireyler düşünerek, bilinçle hareket eder. Bilinçle hareket eden çocuklar için biz de günümüzü iyi yönetip, planlı olmalıyız. Tabii ufak sürprizler hariç.

Sohbet&Oyun

Günlük hayatın koşturması içinde birbirimize ayıramadığımız zamanı ayıracak çok vaktimiz var. Bu vakti iyi değerlendirebilmek sohbet etmek, eğlenceli oyunlar oynamaktan geçiyor. Artık sadece bakmanın değil görmenin, eşlik etmenin zamanı.

Teknoloji

Online müzeler, erişime açılan kütüphaneler..  Rahat bir koltuğa oturup birlikte keşif yapabilir, perdeleri çekip sinemayı salonunuza taşıyabilirsiniz.

Aileler böylece  evde geçirilen zamanı;  çocukların gelişim alanlarını destekleyen etkinliklerin gerçekleştirildiği, ruhen ve bedenen çocuklarının yanlarında oldukları, etkileşim içerisinde keyif aldıkları özel zamanlar haline dönüştürebilirler. Bu özel zamanlar sizin anılarınız, anı defterinize güzellikler eklemek  sizin elinizde. Hep birlikte güzel anılar biriktirebilmek dileğiyle.


Konuk Yazar: Burcu Yazar
Hacettepe Üniversitesi Temel Eğitim Bölümü, Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalında eğitim görmüş olup, hazırlamış olduğu özgün, çocuk merkezli, yaratıcı planlar oldukça beğeni toplamıştır.
Yorumları Göster